Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Son Dakika
  4. »
  5. TTB’den Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğine tepki: İşletmelere denetim muafiyeti, hekimlere kısıtlama

TTB’den Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğine tepki: İşletmelere denetim muafiyeti, hekimlere kısıtlama

admin admin - - 9 dk okuma süresi
9 0

TTB’den Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğine tepki: İşletmelere denetim muafiyeti, hekimlere kısıtlama

Türk Tabipleri Birliği (TTB), özel hastanelere yönelik yönetmelik değişikliklerini değerlendirdi. TTB’nin açıklamasında, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, hekim emeğinin ucuzlatılmasına ve mesleki bağımsızlığın aşındırılmasına karşı oldukları vurgulandı.

29 Ağustos 2026 tarihli değişikliğin, daha önce yargı kararlarıyla yürütmesi durdurulan bazı düzenlemelerin ardından yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, yeni hükümlerin işletmelere kolaylık sağladığı, hekimlerin çalışma olanaklarına ilişkin sınırlamaları ise büyük ölçüde devam ettirdiği ifade edildi.

TÜSKA akreditasyonuna denetim muafiyeti

TTB’nin açıklamasına göre, yönetmeliğin 5’inci maddesinde yapılan değişiklikle Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) tarafından akredite edilen hastanelere belirli sürelerle olağan denetim muafiyeti getirildi.

Düzenleme kapsamında platin ve altın kategorisindeki hastaneler için 3 yıl, gümüş kategorisi için 2 yıl, bronz kategorisi için ise 1 yıl olağan denetim muafiyeti öngörüldü.

TTB, akreditasyon belgesinin belirli sürelerle olağan denetimden muafiyet sağlamasının kamusal gözetimi daraltabileceğini savundu. Birliğin açıklamasında, önceki düzenlemede özel hastanelere ruhsat tarihinden itibaren üç yıl içinde akreditasyon belgesi alma zorunluluğu getirildiği, bu hükmün ise Danıştay 10. Dairesi’nin 18 Eylül 2025 tarihli kararıyla yürütmesinin durdurulduğu hatırlatıldı.

TTB, yeni düzenlemenin zorunluluk esasına dayalı modelin yerine akreditasyonu denetim muafiyetiyle teşvik eden bir yaklaşım getirdiğini belirtti.

Konsültan hekim seçiminde düzenleme

Yönetmeliğin 17’nci maddesinde yapılan değişiklikle, özel hastanelerde konsültan hekim davetinde özel sağlık kuruluşlarında kadrolu çalışan hekimlere öncelik verilmesini ifade eden “öncelikle” ibaresi “tercihen” olarak değiştirildi.

TTB, Danıştay 10. Dairesi’nin 31 Aralık 2025 tarihli kararında, hastaların dışarıdan hekim çağırabilme hakkına ve acil durumlarda konsültasyonun gecikmesinin oluşturabileceği risklere dikkat çekildiğini aktardı.

Açıklamada, yeni düzenlemeyle ifadenin bağlayıcılığının azaltıldığı ancak kadrolu hekimler lehine yönlendirmenin korunduğu savunuldu. TTB, konsültan hekim seçiminde tıbbi gereksinim ve mesleki yetkinliğin yanı sıra çalışma statüsünün de etkili olabileceğini belirterek düzenlemeye ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Hastaneler arası izin mekanizması devam ediyor

Yönetmeliğin 24’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında yapılan değişiklikle, muayenehaneden gelen hastaya sözleşmeli hastanede müdahale edilememesi durumunda, hekimin talep ettiği başka bir hastanede işlem yapılabilmesine ilişkin vaka bazlı il sağlık müdürlüğü izni korundu.

İzin başvurusu, değerlendirme ölçütleri ve sürecin yanı sıra acil durumlarda, mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde uygulanacak usul ve esasların Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmesi öngörüldü.

TTB, önceki düzenlemeye ilişkin yargı kararlarında izin sürecinin belirsizliğine dikkat çekildiğini hatırlattı. Birlik, yeni düzenlemenin bu belirsizlikleri doğrudan gidermediğini, uygulamaya ilişkin ayrıntıları Bakanlığın belirlemesine bıraktığını ifade etti.

Öğretim üyelerinin çalışma koşulları değişti

Yönetmeliğin 16’ncı maddesinin 5’inci fıkrasında, öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalışabilmesi için aranan koşul yeniden düzenlendi. Vakıf üniversitesiyle iş birliği protokolü bulunması şartının yerine, Bakanlık tarafından onaylanmış uzmanlık eğitimi programına sahip olma ölçütü getirildi.

TTB, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 9 Nisan 2026 tarihli kararında, ilgili hükümdeki iş birliği protokolü şartının yürütmesinin durdurulduğunu belirtti. Açıklamada, kanunda bulunmayan ek koşulların yönetmelikle getirilmesine ilişkin hukuki sorunun yeni düzenlemeyle de giderilmediği görüşü paylaşıldı.

Birlik, öğretim üyelerinin çalışma olanaklarının hastanelerin kurumsal statülerine bağlanmasının sürdüğünü savundu.

Röntgen ve laboratuvar hizmetlerinde yeni seçenekler

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yapılan değişikliklerle özel hastanelerin röntgen cihazı ve laboratuvar hizmetlerine ilişkin yükümlülükleri de yeniden düzenlendi.

Yeni düzenlemeye göre hastanelerin en az bir seyyar röntgen cihazı veya en az 500 mA gücünde röntgen cihazı bulundurması zorunlu olacak. Cihazın yerinde hizmet alımı yoluyla temin edilmesi de yeterli kabul edilecek.

Hastanelerin, hizmet sundukları uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi biyokimya ve/veya tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarını bulundurmaları öngörülürken, belirli alanlarda hizmet veren hastanelere yerinde hizmet alımı yoluyla bu yükümlülüğü yerine getirme imkânı tanındı. İlgili uzman kadrosu bulunmayan ve laboratuvar açmak isteyen hastanelere ise talep etmeleri hâlinde Bakanlık tarafından kadro verilmesi düzenlendi.

TTB, hizmet alımı seçeneklerinin genişletilmesinin hizmetin niteliği, sürekliliği ve hasta güvenliği açısından kamusal denetimin önemini ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Fiziki standartlar ve muayenehane hekimlerine ilişkin değişiklikler

Yönetmelikteki diğer düzenlemeler kapsamında özel hastanelerdeki asgari fiziki standartlara ilişkin ölçülerde izin verilen sapma oranı yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarıldı.

Geçici 9’uncu maddede yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2025 itibarıyla faal muayenehanesi bulunan hekimlerin muayenehanelerini kapatmaları durumunda, aynı ilde en fazla iki özel hastanede kadro dışı geçici olarak çalışabilmelerine ilişkin hükümler düzenlendi. Bu hekimlerin yeniden muayenehane açmaları hâlinde söz konusu geçici çalışma hakkının sona ermesi öngörüldü.

Yönetmeliğe eklenen geçici 15’inci maddeyle, 30 Ocak 2025 tarihinden önce ruhsatlandırılan özel hastanelerin yeni yönetmelikteki fiziki şartlardan kural olarak muaf tutulması düzenlendi. Bazı hastaneler ve belirtilen tarihten itibaren yapılan değişiklikler ise bu muafiyetin dışında bırakıldı.

Ayrıca ruhsat, kadro, birim ve fiziki standartlara ilişkin çeşitli ek cetveller güncellendi.

TTB’den mesleki bağımsızlık vurgusu

TTB, muayenehane hekimlerinin özel hastanelerde hastalarını tedavi etmelerine ilişkin kota ve muafiyet hükümleriyle geçici 7’nci maddede yer alan bazı sınırlamaların 29 Ağustos 2026 tarihli değişiklikle değiştirilmediğini belirtti.

Açıklamada, İstanbul Tabip Odası’nın 23 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesine de yer verildi. Buna göre, odanın açtığı davada söz konusu hükümlere ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kaldırıldı. Açıklamada, dava sürecinin esas yönünden devam ettiği bilgisi paylaşıldı.

Yönetmelik değişikliklerini Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında uygulanan politikaların devamı olarak değerlendiren TTB, akreditasyon sahibi hastanelere olağan denetim muafiyeti tanınırken hekimlerin çalışma olanaklarına ilişkin idari sınırlamaların korunmasını eleştirdi.

TTB açıklamasında, yargı kararlarıyla ortaya konulan hukuki sorunların yalnızca ifadelerin yumuşatılması veya bir koşulun başka bir koşulla değiştirilmesiyle giderilemeyeceği belirtilerek hekimlerin mesleki bağımsızlığını ve hastaların sağlık hizmetine erişim haklarını güvence altına alan açık düzenlemelere ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Türk Tabipleri Birliği, sağlık hizmetlerinin ticari kaygılara göre şekillendirilmesine karşı çıkmayı; halkın sağlık hakkını, hekimlerin mesleki özerkliğini ve çalışma haklarını savunmayı sürdüreceğini bildirdi.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir